DEPRESYON | PANİKATAK VE FOBİLER | YEME BOZUKLUKLARI | YAŞAM MOTİVASYONU KAZANMA | SİGARA BIRAKMA | ÇOCUKLARDA YATAK ISLATMA KEKEMELİK VE TİKLER | SOMATİK AĞRILAR | CİNSEL PROBLEMLER |VAROLUŞSAL SORUNLAR | OBSESİF KOMPULSİF BOZUKLUK

VAROLUŞSAL SORUNLAR

''Beni bir dağda buldular
Kolum kanadım yoldular
Dolaba layık gördüler
Onun için inilerim.''

Yunus Emre böyle ifade ediyor özüne yabancılaşmayı ve kendinden kopuşu. Bir ağacın ormandan koparılışı, kolunun kanadının kesilişi ve varoluşuna hiçte uygun düşmeyen bir dolaba çark oluşu.
Dolap suyun akışıyla gıcırdayarak döndükçe, Yunus Emre bu gıcırtıyı özünden kopan, doğasını özleyen ağacın iniltisi olarak yorumluyor. Çünkü o ağaç boyvermek istiyor, toprağa sıkı sıkı kök salmak, güneşin ışıklarını daha toprağa bile düşmeden yapraklarında yakalamak.
Günümüz insanına bakınca bu ağacın şanslı bile olduğunu düşünüyorum. En azından koparıldığı kökleri anımsıyor ve bunun için su onu döndürdükçe gıcırdıyor, inliyor. Bizler ise doğal yaşamı çoktan unuttuk, sanki labaratuarda suni olarak yetiştirilmiş, ağaç bile olduğunu anlıyamadan dolap olmuşuz. Kim ve ne olduğumuzu bile sorma fırsatı bulamadan, bir karmaşanın içine düşmüşüz. Bu tanımsızlık , zeminsizlik bizide özlemle inletiyor. Hemde inim inim. Ama neye inlediğimizi, niçin inlediğimizi bile tanımlıyamıyoruz.Bir özlem var içimizde ama neyi özlediğimizi bilmiyoruz.
Ağaç koparıldığı orman ve kökleri için inliyor PEKİ YA SİZ!

GERİ