MATRIX ÜZERİNE | ÇAĞIMIZIN HASTALIĞI:YABANCILAŞMA! | RUHSUZ RUH BİLİMİ | İLGİNÇ ANILARIM |PSİKOLOG MU? PSİKİYATR MI? | DANIŞAN MEKTUPLARI

PSİKOLOG MU? PSİKİYATR MI?

Son dönemlerde televizyonlarda sıkça görmeye başladığımız bir konu.
Psikolog ve psikiyatrist tartışması görev ve yetkileri. Bu konuda maalesef meslektaşlarımızın da psikiyatrist arkadaşlarımız da yeterli
bilgiye sahip olmadıklarını görüyoruz. Tartışılan soru şudur; Hastayı
psikolog mu görmeli, psikiyatrist mi ?

Öncelikle şunu belirtmekte yarar var. TC yasalarına göre hastayı
doktor görür, tedaviyi de ancak doktor yapar. Psikolog bir arkadaşın
hasta tedavi etme yetkisi yoktur. Psikolog arkadaşlar tıbbi bir
uygulama olan tedavinin psikiyatr arkadaşlarla birlikte ancak bir
parçası olabilirler. (eğer insanı hasta diye tanımlıyorsak) Bunu
tartışmanın hiçbir manası yok. (tabii burada pdr ve shu uzmanlarını
saymıyorum bile)

Ancak şunu da belirtmekte fayda var psikiyatristlerin psikoloji eğitimi
yoktur. İnsan psikolojisini çözümlemenin olmazsa olmazı olan Felsefe,
sosyoloji, psikolojiye giriş, antropoloji, toplumsal cinsiyet gibi
eğitim konularından hiçbirinden haberdar değillerdir (eğer özel bir
merakları yoksa).
Bu böyle olunca insanı tüm yönleri ile bütüncül perspektifte anlamak
ve tanımak yerine DSM IV tanı kriterlerinden birine denk gelen
hastalığa- bozukluğa oturtmak ve ona uygun tıbbi bir müdahale olan
tedaviyi- ilacı başlamak şeklinde bir yaklaşımı benimserler. (bir
kısım psikologları da buna dahil edebiliriz)

Ancak bizlerin olaya yaklaşımı hasta ve tedavi şeklinde değildir. Bize
başvuran ofisimize gelen arkadaşlar hasta değillerdirler. Dolayısı
ile bizim yaptığımız şeyde tedavi değildir. Bizim yaptığımız şey kişiye
duygusal, ruhsal, psikolojik bir eğitim vermek suretiyle ileride
sayacağımız sorunlara çözüm bulmalarına yardımcı olmaktır.

Çağımız dünyasındaki insanın yalnızlığı, kaybolmuşluğu, boşluk ve
anlamsızlık duygusu, kim olduğunu ve ne olduğunu tanımlayamayışı,
insanlarla sıcak derinliği olan ilişkiler kuramayışı ve kalabalıkların
içindeki yalnızlığına bizler hastalık demeyiz. Çünkü eğer bu
hastalıksa BİZLER dahil hepimiz hastayız. Ve işin esas komik tarafı bu
hastalığında bir ilacı ve tedavisi yok. Bu sorunların çözümü ise
sadece ve sadece kişinin ruh dünyasına misafir olmak ve onu duygusal,
ruhsal, psikolojik bir eğitimden geçirmek sureti ile mümkün olur. Bu,
kişiye derin duygusal ilişkiler kurabilecek beceriyi kazandırır.
Sorunlar karşısında analitik düşünebilme ve çözümleyebilme becerisi
kazandırır. Duygularını yaşam içerisinde olumlu bir şekilde dışarı
verebilmesini sağlar. Kendisini, çevresini analiz edebilmesini ve
kendi yaşamının anlamını yine kendisinin bulmasını sağlar. Buda
bizlerin işidir. Çünkü aldığımız eğitim bize insanın hastalıkta öte
bir varlık olduğunu öğretti.

Sağlık sevgi ve güvenle kalın...

GERİ DÖN