|
Günümüz dünyasında teknolojinin evrimi okadar hızlanmıştır ki ,insanın biyolojik evrimi buna yetişemez olmuştur. Bu hızlı değişime ayak uyduramayan insan ise her geçen gün kendine biraz daha yabancılaşmakta, doğasından uzaklaşmaktadır.Teknoloji ile insanlar birbirlerine yaklaştıkça uzaklaşmış ,kalabalıklaştıkça yalnızlaşmışlardır. Bu yabancılaşmanın ne olduğunu daha somut bir şekilde aktarmak gerekirse , eğer herşey yolundayken bile nedensiz sıkıntı ve boşluk duyguları yaşıyorsanız, zaman zaman kaybolmuşluk ,yalnızlık hissediyorsanız, yaşamınıza nasıl anlam katacağınızı bulamıyorsanız. Bu, bir yabancılaşma içinde olduğunuzu gösterir.
Yapılan araştırmalarda, çocuk istismarlarında, istismar eden ailelerin ortak özellileri belirlenmiş. Buna göre; göçetmiş, izole yaşayan, komşuluk ilişkileri zayıf ve yüksek stres altında bulunan ailelerde çocuk istismarlarının artığı gözlemlenmiş. Bu verilere bakıldığında, sanayi devrimi ile birlikte başlayan bugünkü yaşam koşulları ve şehirleşmenin, çocuk istismarlarını ne kadar arttıracağını tahmin etmek zor değil.Çağdaş yaşamın dayatmasıyla iş hayatına aktif bir şekilde giren kadın,işi dolayısıyla eve daha az uğrayan baba... Bu durum sanayi tolumlarında, çocukların daha fazla ihmal edilmelerini kaçınılmaz kılıyor. Gündelik koşuşturma içerisinde ,ihmale uğrayan çocuk için bu olayların belkide en örseleyici olanı, ana- babadan uzun süre ayrı kalmak .Bu durum ise geleceğin depresyon hastalarını, veya antisosyal kişiliklerini oluşturuyor.Bu örselenmiş çocuklar ,gelecekte de kendi çocuklarını ihmal ediyorlar ve döngü katlandıkça büyüyor.
|
|
|
|
|
En ilkel atalarımızda bile varolan ,üreme ve gelecek nesillerini yetiştirme güdüsü, çağdaş yaşam içerisinde kendine yabancılaşan insan tarafından baskı altında tutuluyor.Sanayileşmiş ülkelerdeki nüfus gerilemesi bunun somut bir kanıtıdır. Sanayi devrimi , büyük aile yapısından çekirdek aileye geçilmesine neden olmuştur. Ancak bugün çekirdek aile dediğimiz kurumda çökmektedir.Gelişmiş ülkelerde artan boşanma oranları,yine bunun somut bir kanıtıdır.
Depresyon: Genetik yatkınla beraber,erken çocuklukta yaşanan travmatik olayların,sonraki yıllarda riski artırdığı biliniyor. Depresyon, kendini ümitsizlik,yaşamdan zevk alamama,,iştahsızlık,hareketlerde yavaşlama,uyku ve yeme bozuklukları,suçluluk duyguları ve bazende ölüm düşüncesiyle gösteriyor.Yapılan araştırmalara göre her dört kişiden birisi, psikolojik bozukluk tanısı alabilecek durumda. Bunların ise hemen hemen yarısı depresyon hastaları
YARARLANDIĞIM KAYNAKLAR
M.İlin - E.segal: İnsan nasıl insan oldu
C.Northcote : Siyasal düşüncenin evrimi
Desmond M.: Çıplak maymun.
Orhan Öztürk : Ruh sağlığı ve bozukluları
|
|